Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı ve Antalya Tabip Odası Merkez Delegasyonu Üyesi Dr. Fuat Altay, soğuk algınlığı ilaçlarının, içerdikleri etken maddeler nedeniyle, ABD ve İngiltere’de iki yaşın altındaki çocuklarda kullanımının yasak olduğunu belirtti.
Dr. Fuat Altay, soğuk algınlığı ilaçlarının kullanılmaması gerektiğinin altını çizdi. Altay, soğuk algınlığı ilaçları yerine
Çocukların yüzde 30′unun başağrısından şikayetçi olduğu belirlendi. Anne babalar arasında ise çocukların başlarının ağrıyabileceğini kabullenmemek çok yaygın.
Türkiye Başağrısı Derneği Başkanı Prof. Dr. Cankat Tulunay’ın başkanlığında, 20 ilde 7-14 yaş grubu 7 bin 400 çocukla yapılan bir araştırma, yüzde 30′unun hayatının bir döneminde baş ağrısından şikayet ettiğini ortaya koydu. Araştırma sonuçlarını değerlendiren Prof. Dr. Tulunay, bebeklikten itibaren baş ağrısının olabileceğini belirterek, dünyada migren tanısı konmuş ilk çocuğun ‘1.5 yaşında’ olduğuna dikkat çekti.
Gece altını ıslatmanın nedenine göre fizyolojik ve organik iki grupta toplandığını kaydeden uzmanlar, gece altını ıslatan çocukların yüzde 90-95′i fizyolojik altını ıslatma grubunda toplanmaktadır. Bu çocukların gece uykuda mesane doluluğunu hissetmelerinin yetersiz, mesane kapasitelerinin küçük ve uyku derinliklerinin fazla olduğu bildirilmektedir.
Çocukların yüzde 1-2’sinde görülen idrar yolu enfeksiyonu ciddiye alınması gereken en önemli sağlık sorunları arasında yer alıyor. Erken tanı ve tedavi yapılamazsa, böbrek yetmezliğiyle bile sonuçlanabiliyor. Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Ferruh şimşek çocukluk çağındaki idrar yolu enfeksiyonlarının çok iyi araştırılması konusunda aileleri uyarıyor.
İdrar yolu enfeksiyonları çocukların sağlığı açısından en fazla dikkat edilmesi gereken sorunların başında geliyor. Özellikle yüksek ateş söz konusu olduğunda idrar yolu enfeksiyonlarının da muhakkak akla getirilmesi ve bu yönde de inceleme yapılması gerekiyor. Ateşin yanı sıra, ateş, üşüme, bulantı, kusma, karın, sırt ağrısı, huzursuzluk gibi belirtiler de idrar yolu enfeksiyonlarında sıklıkla gözleniyor.
Her çocuk az da olsa inatçıdır. Onun bu inadını kırmak için ille de ceza uygulamanız gerektiğini düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz demektir. Çocuklarda inatlaşma her yaş döneminde görülür. Bağımsız birer birey olduklarının farkına varmaya başlamaları ve dünyayı keşfetme merakları bu inatlaşma sürecini tetikler. Çocuklar anne-babaları ve çevresindekiler ile ayırım yapmaksızın her zaman ve her konuda çatışmaya girebilir.
Çocukların bir inatlaşma nöbeti süresince fikir değiştirdiğine tanık olabilirsiniz. Bazen, neyi isteyip neyi istemediğini bile anlayamazsınız. Örneğin acıkmıştır ama evdeki yemeği yememekte direnir, hamburger ister,